BOOK YOUR STAY
29
Nov, 2021
30
Nov, 2021
1
Adults
0
Children

Blog

Aya Yorgi Kilisesi Tarihçesi

Aya Yorgi Kilisesi Tarihçesi

Büyükada’nın göğe yakın noktalarından birinde, 204 metre yükseklikteki Yüce Tepe’deki Aya Yorgi Kilisesi, nam-ı diğer Agios Georgios Rum Ortodoks Manastırı 1751’de yapıldı.

Adını M.S. 3. yüzyılda Hıristiyan inancından dolayı öldürülen Kapadokyalı Aziz Georgios’tan (Aya Yorgos-Aya Yorgi) alan bu iki katlı, kiremit örtülü küçük yapı “Eski Kilise” diye biliniyor.


Manastırın geçmişinin bin yılı aştığı da söylentiler arasında. Bir rivayete göre kilise, M.S. 963’te Bizans İmparatoru Nikiforos Fokas zamanında inşa edilmiş. Bizans İmparatoru Manuil Komninos, 1158’deki fermanında Adalar’dan ve buradaki manastırlardan bahsederken fermanda “Kodono” ismi geçmiş.

9. yüzyıl tarihçisi Manuel Gedeon’a göre bu isim, Büyükada’daki Aya Yorgi Kuduna (Çıngırakçı/Çıngıraklı) Manastırı’nı işaret ediyormuş.

 

İki hac noktasından biri burası

Çan kulesinin arkasındaki kesme taştan bölüm, yeni Aya Yorgi Kilisesi. 1905’te yapılan ve 1909’da kullanıma açılan mekân, Ortodoks kilisesinin otoritesi sayılan başpiskoposluğun, Türkiye’de kabul ettiği manastır olma özelliğini taşıyor.

Aya Yorgi Kilisesi, Efes’teki Meryem Ana’nın Evi ile birlikte Hıristiyanlar tarafından Türkiye’deki iki hac noktasından biri kabul ediliyor. Bu yüzden her sene 23 Nisan ve 24 Eylül’de burası ziyaretçilerin akınına uğruyor.


Ortodoks mezhebinde 23 Nisan, Yorgo’ların “isim günü” olarak kabul ediliyor. 24 Eylül ise Hz. İsa’nın havarisi Paulus’un yaydığı yeni dine kendini adayan ve defalarca öldürülmeye çalışılsa da mucize sonucu kurtulan Aya Thekla’nın anıldığı tarih.

Bu tarihlerde Aya Yorgi’ye giden yolu çıplak ayakla ve hiç konuşmadan takip edenlerin yarı hacı olduğuna inanılıyor.


Şimdi Azap Yokuşu denilen yokuşun başında ayakkabılarınızı çıkarın, ayaklarınızı özgür bırakın ve artık konuşmayın. Çünkü dilekleriniz ancak bu şekilde gerçek olacak. Efsaneye göre Aya Yorgi, bir çobanın rüyasına girmiş ve kiliseye uzanan yolu tırmanmasını, minik çan, çıngırak sesleri duyduğu yerde durup kazmasını söylemiş.

Başta rüyayı önemsemeyen çoban, üç gece üst üste aynı rüyayı görünce azize kulak vermiş. Muhtemelen yoksulluktan çıplak ayakla yürümeye başlamış ve yine muhtemelen yalnız olduğu için konuşmadan kilise yolunu tırmanmış.

 

Büyükada Meziki Otel

Comment (0)

29
Nov, 2021
30
Nov, 2021
1
Adults
0
Children